22 Temmuz 2013 Pazartesi

David Nicholls'dan Bir Gün*


İlk 3 sayfası övgülere ayrılmış, bir sürü dile çevrilmiş, üzerine bir de filme uyarlanmış olan bu kitabı duymayan kalmadı sanırım. Ben oldukça geç okudum ama mazeretim vardı. Film afişinin basılı olmadığı kapağı aradım uzun süre. Zira kitap kapaklarının film afişi olmasından zerre haz etmiyorum, o ticari kaygı fazlasıyla canımı sıkıyor. Gerçi eski kapaklı versiyonu bulduğumda da ayrı bir sıkıntıyla karşılaştım ki o da kitabın ilk basımlardan biri olmasından mütevellit inanılmaz redaksiyon hatalarıyla dolu olmasıydı. Yeni basımlarda ikinci bir okuma yapılıp bu hatalar düzeltildi mi bilemiyorum fakat bendeki eski basımın durumu içler acısıydı.

Konudan bahsedelim.

Emma ve Dexter, 1988.

Üniversiteden mezun oldukları geceyi birlikte geçiren çiftimiz ertesi gün ayrılırlar. İkisi de bir ilişki yaşayamacaklarının farkındadırlar ama zaman içerisinde aralarında beklenmedik bir bağ kurulur. Hani ne tam olarak arkadaş, ne de sevgili olabildiğiniz, aralarda bir yerlerde serseri mayın gibi dolaştığınız ilişkiler vardır ya, Em ve Dex'de tam da bu durumun ortasına düşüverirler. 20 sene boyunca oradan oraya savrulurlar ama asla tam olarak kopmazlar.

Kitap, her yerde lanse edildiği gibi müthiş bir aşk hikayesi değil aslında. O pespembe hikayelerde esamesi okunmayan kırgınlıklar, kızgınlıklar, aldatmalar, aşağılamalar ve aşağılanmalar bu kitapta bolca mevcut. Em ve Dex'in de o alışıldık roman kahramanları ve onların akıl almaz mükemmellikleriyle uzaktan yakından alakası yok mesela. İkisi de gayet falsolu hayatlar yaşayıp, saçma sapan hatalar yapabiliyorlar. Hepimiz gibi. Yani aradığınız peri masalına şu anda ulaşılamıyor, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Bu arada kitabın film uyarlaması oldukça başarılı. Üşenirim, kitabı okuyamam derseniz aşağıda fragmanı var, bir göz atın.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder