21 Nisan 2013 Pazar

Ayşe Kulin'in 'Sessiz Öyküler'i*


'Ben yazarlık serüvenime öykü yazarak başladım. Öykü yazarlığını çok sevdim. Ama sonradan yazmış olduğum romanlarımın sesi, öykülere oranla o kadar güçlü çıktı ki, öykülerim adete sessizleşip sindiler.'

Ayşe Kulin söze böyle başlıyor ve bize 23 tane sessiz öykü sunuyor. Bu öyküler daha önce, Güneşe Dön Yüzünü, Foto Sabah Resimleri ve Geniş Zamanlar adlı kitaplarda yayınlanmış fakat gün gelmiş, bu mütevazi yazılar silsilesi yazarın romanlarının gölgesinde kalmış, Kulin'de bu hikayeleri tek bir kitapta toplayarak onları tekrar gün yüzüne çıkarmış. Bence iyi de olmuş; tek kitapta 23 hikaye, 23 başka dünya. Bu sayede hikayeler tekrar dillenmiş.

Ayşe Kulin'in en iyi işlediği konulardan biri konak hayatı. Bu kitapta da Taş Duvardır Benim Sevdam adlı hikaye bunun başarılı bir örneği. Konağın efendileri ile varlık sebebi onlara hizmet etmek olan Gülbeyaz'ın kısa ama çarpıcı öyküsü.

'Dünyaya horlanmak, itelenmek, yer silip süpürmek, bulaşık yıkamak, dayak yemek ve zevk aldığından utanmak için gelmiş bile olsa, bir insandı o. Kısa boylu, kara ve kusurlu da olsa bir kadındı.'

Yazarın kalemine aşina olanları şaşırtabilecek hikayeler de mevcut kitapta. Mesela, konusunu 90'larda yaşanan kupon çılgınlığından alan Sadece 1457 Kupona. Hikayenin ana karakteri Semiha, gazetelerden kupon kesme işine yıllar önce başlamıştır. İlk ganimetleri, 72 kupona sahip olduğu mavi taşlı küpelerdir. Sonra kuponla bardak alır, çanak alır, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi alır, hatta uzun uğraşlar sonucu kuponla ev sahibi bile olur. Ama gazetelerin vaatleri bitmez. Semiha'nın son hedefi, 1457 kupona sahip olacağı 'Güçlü Erkek'tir!

'Derken, Yeni Arayış gazetesi karşı atağa geçti. Bu gazete 1457 kupona 30 yaşını geçmemiş, boyu 1.59 cm'in altında olmayan, sağlıklı ve cinsel gücü garanti belgeli erkekler dağıtacaktı. Semiha, biriktirmekte olduğu elbise askıları ve makyaj malzemeleri kuponlarını gözden çıkarıp gazetesini değiştirdi ve Yeni Arayışlar almaya başladı.'

Mastektomi adlı hikayede, büyük göğüslü olmaktan hayatı boyunca yakınmış bir kadının kanserle imtihanını izliyoruz. Utanç sebebi olarak gördüğü göğüslerinden birini kaybetme ihtimali, kadınlığını kaybetme ihtimali gibi gelir kahramana.

'Yaşlar gözümden sel gibi boşanıyordu. Mememi istiyordum. Mememi seviyordum. Vazgeçtim onu beğenmemekten. Dümdüz göğüslü kadınlara gıpta ettiğim için çok çok çok pişmanım Allahım. Memelerimin beni rezil ettiği durumların hepsini affetmeye hazırım. Varsın bluzlarımın düğmesi en olmadık yerlerde kopuversin. Eğildiğimde ben fark etmeden mayomun dışına fırlasınlar. Yalvarırım bağışla mememi bana Tanrım...'

Yazar, kitaptaki bazı hikayeleri otobiyografik detaylarla süslemiş. Örneğin Mastektomi hikayesinde, kahramanın doğumdan sonra doktor tavsiyesiyle çocuğunu emzirmeme kararı alması ve ilaçlarla sütünün kesilmesi, Ayşe Kulin'in yakın zamanda yazdığı Hayat adlı otobiyografik kitabında bizzat kendi hatırası olarak yer almaktadır.

Bir Cenaze Töreni adlı hikayede yer alan Melo Hanım karakteri, Kulin'in otobiyografik romanında sıklıkla bahsettiği eski kayınvalidesinin bir tezahürüdür.

Bunun yanı sıra, Bozkırda Susuz Büyür Çiçek öyküsündeki Mühendis Nuri de, Ayşe Kulin'in en kıymetlisinin, babasının ta kendisidir. Dağ, tepe, köy, kasaba demeden gezen, hepsini birer birer ışığa kavuşturan mühendis babası satırlarda vücut bulur.

Ayşe Kulin, hayattan yola çıkıyor ve hayal gücüyle harmanladığı 23 hikaye sunuyor bize bu kitapta. Fakat nasıl ki 5 parmağın 5'i bir olmuyorsa, 23 hikayenin 23'ü de bir olmuyor. İyiler var, çok iyiler var, bir de onların yanında biraz boynu bükük kalanlar.

Son söz, Son Zamanlar'dan gelsin. 3. hikaye, 65. sayfa.

'-Dede, bu kızlar örtünmeyerek günaha giriyorlar.
Gözlerini kısıp torununa baktı ihtiyar. 
-Beni de günaha sokuyorlar.
Bak evlat, dedi ihtiyar. Şu bahçede vişne toplayan kızların hepsi senin bacılarındır. Dayı kızların, emmi kızların. Onlarla birlikte büyüdün sen, beşikleriniz yan yana kuruldu avlularda. Gönlünü ferah tutamıyorsan onlara karşı, hepsini kara çarşafa soksam da sen yine günaha girersin. Günah onların saçlarında değil, senin yüreğindedir.'


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder